23 Ekim 2006

Bölüm 1 - Resimsiz Mesaj

Yine sıradan bir gündü. Okuldan gelmiştim. Msn açık, müzik dinliyorum. Sık kullandığım arkadaş bulma sitesine girip günlük mesaj kontrolümü yapacaktım. Login oldum, baktım bir mesaj. Sadece e-mail adresini yazmış. "Ekler misin?" demiş. Profiline şöyle bir göz attım ama fotoğrafı yoktu. Neyse dedim ve ekledim adresini. Hemen kabul etti ve sağ alt köşede "O oturum açtı" yazdı. İşte fotoğrafını ilk orada görmüştüm. Selamlaştıktan sonra konuşmaya başladık. Tabi ben o sırada üstteki fotoğrafa bakıyor, nasıl sence diyordum kendi kendime, konuşur gibi. İyiydi ama kamerada da görmek isterdim. Karşılıklı kamera açtık. Fotoğraftaki açıdaydı kamera da. Belli ki fotoğrafı da kamerayla çekmişti. Çok da farklı değildi zaten. Beğenmiştim ama sıra dışı bir tip olduğu belliydi. Önceden beğendiğim hiç bir tipe benzemiyordu. O gece pek uzun konuşamadık. Çünkü ikinci öğretimlerle derse girmem gerekiyordu. Telefon numarasını sordum. "Şu an telefonum yok, bozuk" dedi. Peki dedim. Kendi numaramı bıraktım. "Arkadaşından falan mesaj atmak istersen" dedim. Daha sonra çıktım. Derste aklımdaydı hep. Acaba nasıl birisi, benden hoşlandı mı gibi sorular geçiyordu aklımdan. Neyse yakında görürüz dedim. Ertesi gün doğum günümdü. Okulda dersler bitene kadar kimse kutlamamıştı, en sonunda okul çıkışı bara gidelim bu akşam demiştim arkadaşlara. Hepsi "Neden?" diye sorunca bugün benim doğum günüm demiştim. Hepsi "Aaa neden daha önce söylemedin?" dedi. Eve geldim. Hazırlanacaktım. Ama daha vaktim de vardı. Açtım bilgisayarı. O da ordaydı. Adını bile bilmiyordum daha. Ya da hatırlamıyordum. Tekrar selamlaştık, konuşmaya başladık. Aynı fotoğrafı vardı yanda. Yine kamera açtık. Birden fark ettim ki telefonla konuşuyordu kamerada. Sesimi çıkarmadım. O hafta sonu için bir planım yoktu aslında. Zaten Bursa'daydı. Yanına gidebilirdim belki ama onun İzmit'e gelmesi çok daha iyi olurdu sonuçta yalnız kalıyordum. Teklifi yaptım. "Hafta sonu İzmit'e gelebilir misin?" dedim. Hemen sorular başladı. Kiminle kalıyorsun? Nerde oturuyorsun? Nasıl bir ilişki düşünüyorsun? Dedim ki, tek başıma kalıyorum. Kocaeli merkezde evim. Birbirimizi beğenirsek uzun bir ilişki olabilir demiştim. O da öyle bir ilişki istediğini söyledi. Tercihi sordu. ap dedim. O da öyleymiş. "Önceden ilişkin oldu mu?" dedi. Evet dedim. Onun olmamış. Neyse, bara gitmek için çıkmam gerekiyordu. "Bara gideceğiz bugün benim doğum günüm" dedim. Peki, görüşürüz, doğum günün kutlu olsun dedi. Hani yeni tanıştığın ama daha hiç tanımadığın birisine dersin ya, aynı onun gibi geldi bana bu söz. Hiç unutmadım o kutlamayı, çok hoşuma gitmişti nedense. Barda çok eğlendik. İlk defa İzmit'teki arkadaşlarımla kutluyorduk. Ve bar çıkışı pasta sürprizi vardı. Mumları üflerken dileğim "Uzun süreden beri istediğim, hiç bitmeyecek, çok güzel bir ilişki" olmuştu. Sanırım şanslı günümdeydim. Ertesi gün nerdeyse tüm gün evdeydim. Onunla konuştuk tekrar ve dünkü soruların aynılarından sonra İzmit'e gelmeyi kabul etti. Yarın gelebilirim dedi. Çok sevinmiştim. O gün ilk defa biraz daha ayrıntılı konuşabilmiştik. Dinlediğim müzikler arasında Evanescence'i de saymam belki de bu ilişkinin başlama nedenlerinden biriydi. Ayrıca kamerada birbirimizi her açıdan görmüştük nerdeyse. Soyunmuştuk bile. O gece nasıl uyudum bilmiyorum. O günlerde netten yazıştığım bir arkadaşıma günü gününe her şeyi anlatıyordum o da bana nasihatler veriyordu. Ertesi gün için prezervatif ve krem almamı önerdi. Hiç almamıştım önceden. Gece mesaj attı. Yarın sabah 10'da bineceğim diye. Çok sevinçliydim ve bir o kadar da heyecanlı. Sabah oldu. Eczaneye gidip krem, sonra da Migrostan prezervatif alacaktım. İçimde öyle bir heyecan var ki utangaçlığım falan kalmadı. Eve geldim bekliyorum. Saat 12 falandı sanırım. Otogara gideceğim, tam evden çıkıyorum, ayakkabılarımı giydim telefonum çaldı. Mesaj gelmişti. Bir de baktım o, "Msnye gelebilir misin?" yazmış. Üzülmüştüm. Gelmiyor herhalde dedim içimden. Hemen açtım msni. Ordaydı. Ne oldu dedim? Kamera açtı hemen bileti gösterdi. 1 buçukta biniyorum dedi. Rahatlamıştım. Biraz daha bekleyebilirdim. Sonuçta gelecekti. Biraz konuştuk. Ben 4'e çeyrek kala otogarda olurum dedim. Biz "Aşkım"lı konuşmaya başlamıştık bile. Neyse saati geldi, o çıktı. Ben de msnde zaman geçirmeye çalışıyordum. Burak "Okanla boynere gideceğiz sen de gelsene" dedi. Ben de olmaz arkadaşım gelecek otogara gideceğim dedim. Tamam, biz seni bırakırız dedi. Ben de olur hem vakit geçer dedim ve arabayla beni almaya geldiler. Boynere gittik. Mağazada dolaştık derken yarım saat kalmıştı otobüsün gelmesine. Ben acele ettiriyordum Okanla Burak'ı. Çıktık yola. O sırada ondan mesaj geldi. "Aşkım sana kavuşmama az kaldı" diye. Ben de yoldayız arkadaşlarla geliyorum yazdım. O mesaja gelen cevabı hiç unutamadım "Aşkım n’olur yalnız gel" yazmıştı. İşin bu kısmını hiç düşünememiştim. Birden bire kafamdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Ya indiği gibi geri giderse, ya onu bir daha göremezsem diye düşünmüştüm. Korkmuştum. Otogarın dışında durduk. İndim arabadan ve otogara doğru koştum. Otobüs gelmişti. Yaklaştıkça onu seçmeye başlamıştım. Evet, kameradakinden çok daha iyi görünüyordu. Okuldan iki kız arkadaşı da ordaydı onlarla biraz konuştuk sonra ben onu da aldım arabaya doğru giderken "Merak etme sınıftan arkadaşlarım beni bilmiyorlar" dedim. Rahatlamış mıydı bilmiyorum ama en azından benle gelmeyi kabul etmişti. Arabaya bindik. Oradan buradan biraz konuşalım derken eve geldik. Bizi bıraktılar. Baş başa kalmıştık. Eve girdik. Heyecandan kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Giyinişi çok hoştu. Arkadaşlarımda olmayan bir tarzı vardı. Havalı görünüyordu. Karizmaydı ve dış görünüşüne çok önem veren birine benziyordu. Bakımlıydı ayrıca. Karnın açtır herhalde yemek yer miyiz dedim olur dedi. O gün yemekle uğraşmayayım diye hazır köfte yapmayı planlamıştım. Hem böylece yapmış olacağım yemeği sevmeme ihtimali gibi bir problem de olmayacaktı. Yemeklerimizi yedik. Odama geçtik. Ben msnde ona ne kadar utangaç olduğumu söylemiştim. O da ısrarla benim kadar utangaç olamazsın demişti. Odaya geldiğimde "Benden de utangaçmışsın" dedi. Güldüm, demiştim dedim. Biraz sohbet ettikten sonra, yan yana otururken birden "Dizine yatabilir miyim?" dedi, tabi dedim ve yattı.

2 yorum:

kremkaramel dedi ki...

Niye hiç bir yorum yok yazılarının altında merak ettim. Yayınlamıyor musun, yorum yazan mı yok?

gluetooth dedi ki...

bu bloga artık yazmıyorum. bazı yazılarımda yorumlar var, ama zaten çok fazla kimse okumuyordu yazılarımı, herhalde yorumlar da o yüzden yok :)