7 Kasım 2006

Bölüm 17 - Hayat Stajı

Birlikte geçirdiğimiz günlerin sonuna geldik ve O Antalya’ya döndü. Zaten yaz okulum da birkaç gün içinde bitecekti. Şimdi İzmir’e dönüp 4 hafta staj yapmam gerekiyordu. Staja başladığımda saatler geçmek bilmiyordu. Artık ailemin yanındaydım ama İzmit’teki yaşantımdan farksızdım çünkü o yanımda değildi. Stajımın bitmesini dört gözle bekliyor, her günün sonunda ona kavuşacakmış gibi çalışıyordum. Günde birkaç kez telefonda konuşuyorduk. Tabi ki yeterli olmuyordu, keşke zamanı ileri alabilmek mümkün olsa diyordum içimden. Staj sırasında orada çalışan biriyle tanıştım. İsmi Derya’ydı ve ağabeyimin ortaokuldan arkadaşıydı. Boş kaldığımızda onunla sohbet ediyorduk. Hatta O’ndan bile bahsetmiştim tabi kız olarak. Bunca süre birkaç arkadaşım dışında kimseye anlatamamış olmanın verdiği dolulukla günün her saati onu ne kadar sevdiğimi, yapmak istediklerimizi anlatıyordum Derya’ya. Stajımın bitmesine yakın ağabeyim İzmir’e geldi ve stajdan sonra da Derya’ya görüşmeye devam ettim. Ağabeyim de bizimle geliyor, geceleri cafeye gidiyorduk. Antalya’ya onu görmeye gidecektim, hem birkaç gün kalacak hem de bu sayede orada yaşayan diğer arkadaşlarımla da görüşecektim. Ağabeyimle aramızda para konusu pek konuşulmazdı ama Derya’ya Antalya’ya gideceğimi ve param olmadığını anlatınca bir akşam ağabeyime konudan bahsetti ve bu sayede ağabeyimden harçlık alabildim. Ancak ağabeyim de Derya gibi Antalya’da bir kız arkadaşım olduğunu sanıyordu. Ancak ailem zaten onu tanıdığı için onlara kalmaya gideceğimi söylediğimde karşı çıkmadılar. Antalya’da bir sözde kız arkadaşım olduğundan bahsetmemiştim onlara. Artık heyecanla gideceğim saati beklemeye başlamıştım. Nihayet saat gelip otobüse bindiğimde kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu. Neredeyse 1 aydır göremiyordum onu. Yolculuğum çabucak geçti ve servisten indiğim yerde beni bekliyordu.

5 yorum:

To be gay or not to be gay! dedi ki...

Bütün yazılarını okudum. Önce "nedir bu?" dedim. Günlük hayatın yalın diliyle, yazılmıştı yazılar. Hep aynı tempodaydı, durağandı. Okumaya devam ettim ve bitirdim.Şimdi şunları söyleyebilirim. Sadeliğin güzelliği var. Buna sebep saf bir aşk. Satırlarda tertemiz, masum bir aşk var! Aşkın olduğunu herşey dikkate değer!

To be gay or not to be gay! dedi ki...

Saf, temiz bir aşk var satırlarda. Senin, benim, onun hayatı birbirinin aynısı; sanki karbon kağıdıyla yazılmış gibi.Vitrindeki çıplak mankenler gibiyiz; birbirinin aynı. Peki fark var mı, olmalı mı? Fark var ve olmalı! Fark:Aşk! Bahar gelince kuru ağaçlar, boz topraklar hayat bulur. Meyve ağaçlarını kuru iken birbirinden ayıramazsın. Ama baharla her biri süslenir ve kendini gösterir. Birbiriyle yarışır ve en güzeli olmaya çalışırlar. Bahar olmasaydı elmalarla armutları ayırt edemezdik. Aşk olmasaydı.... Dikkat: Bu blokta aşk var!!!!

YaSTıK KıLıFı dedi ki...

yazdığın herşeyi soluksuz okudum süper...

YaSTıK KıLıFı dedi ki...

çok güzel anlatmıssın herseyi süpersin ne diyebilirim ki...

gluetooth dedi ki...

Yazılarımı beğendiğinizi görmek beni çok mutlu etti. Okuduğunuz için teşekkür ederim.